Acıtasyon
Ben babamı hiç görmedim. Vardı. Hayattaydı. Ara sıra bizimle de oldu. Bizimleyken pek bizimle sayılmazdı. Mesleği garsonluktu. Mesleğinin en iyilerinden biriydi. Yurtdışında çalışırdı. Evde bulunduğu zamanlar bulunmadığı zamanların 5 katıydı.
Onun çalıştığı yerde garsonluk bizim ülkemizde yapıldığı gibi yapılmaz. orda garsonlar daha çok misafirlerini her anlamda(!) mutlu etmesi gereken ev sahipleri konumundadır. Bu sebeple olsa gerek eve geldiğinde bizi mutlu etmek, beraber bir aktivitede bulunmak veya aynı mesele üzerinde kafa yormak bile eve iş getirmek gibi olurdu sanıyorum.
Babası olanlara söylenmiştir; 'baba olunca anlarsın'. Ben babamı baba olunca anlar mıyım diye bekledim. çocuklarıyla vakit geçirmemenin, onlarla eğlenmemenin bir açıklaması olmalıydı.
Geçen haftalarda baba olacağımı öğrendim. üç gün önce de ikiz babası olacağımı. Bu haberler bile içimin içime sığmamasına yetti. Yazarken bile gülümsüyorum. Onları kucağıma almak, onlarla vakit geçirmek, onların dertlerine, eğlencelerine ortak olmak gibi şeylerin beni ne kadar mutlu edeceğini, ne kadar tatmin edeceğini hayal bile edemiyorum.
Gel gör ki babamı hala anlamadım. Çocuklarım doğunca anlar mıyım? Bekliyorum.
Yorumlar
Yorum Gönder