Kayıtlar

Ocak, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

gece

gecenin karanlığı örttü her şeyi. saat on ikiden sonra neyse ne... normal olan uykunun kollarına bırakmak kendimi. anılar... avlanmak için geceyi bekleyen kahpe yırtıcılar gibi avladılar uykumu. en çok da sen vardın yem olarak kullandıkları. senin şiddetin her türlüsünü üzerimizde deneyişin.  bazen yaşıyorum bunu hala. zaten aklıma her geldiğinde bunlar geliyor. sonra ne oluyor biliyor musun? yumruklarım hakimin tokmağı gibi iniyor suratına defalarca. yüzün kanıyor. sert bir cisim buluyorum nerden geçiyorsa geçiyor elime o hışımla. etkileşime girdiği yere bakmıyorum. yeter ki ona bir şey olmasın. ilgilenmiyorum. umurumda olmuyor zaten. çünkü seninkiler en çok acıtan yerime denk geldi. uykularıma. nasıl olsa senin beni acıttığından daha fazla acıtamam nerene gelirse gelsin. kırılıyor bazı yerler. morarıyor. şaşırıyor. hiç beklemiyor çünkü. ilk defa oluyor.  ilkin tadı hep başka oluyor. unutamazsın. bir başkası onun yerini alamaz. denersin ya da sadece yaşarsın. denemek yararsız...

merhaba diş fırçam

 Son münasebetimizden sonra güneş dört defa battı beş defa doğdu. bilmem kaç bin kişi öldü bir o kadarı da doğdu. bazı hükümetler kuruldu bazıları yıkıldı. yüzlercesi yıllardır okuduğu okuldan mezun oldu. nicesi yeni bir okula kaydoldu. aşık oldu birkaçı. bazısı sevdiğinden ayrıldı o ya da bu sebeple. bu dört gün yordu kimini. kimini dinlendirdi. beni sorma. zaten ağzıma girince anlarsın ne bok yediğimi.   saçlarımda birkaç tel daha beyazladı fark etmişsindir.  yine gitmedim berbere saçlarım seninle yarışan sertlikte hala. birkaç çizgi daha eklendi yüzüme. biraz daha kurudu cildim. tam dört gün daha yaşlıyım artık.  görüyorum ki sen de kurumuş ve sertleşmişsin bana karşı. biliyorum yine kanla dolduracaksın ağzımı. mamafih son dört gündür her yediğimden birazcık bulunan dişlerimi arındırmanın başka çaresini bilmiyorum.  kilo mu aldın sen? yoksa daha ağır hisseden yorgun kollarım mı seni? hoş geldin ağzıma yavaş ol ama seni çılgın serseri.