gece
gecenin karanlığı örttü her şeyi. saat on ikiden sonra neyse ne... normal olan uykunun kollarına bırakmak kendimi. anılar... avlanmak için geceyi bekleyen kahpe yırtıcılar gibi avladılar uykumu. en çok da sen vardın yem olarak kullandıkları. senin şiddetin her türlüsünü üzerimizde deneyişin. bazen yaşıyorum bunu hala. zaten aklıma her geldiğinde bunlar geliyor. sonra ne oluyor biliyor musun? yumruklarım hakimin tokmağı gibi iniyor suratına defalarca. yüzün kanıyor. sert bir cisim buluyorum nerden geçiyorsa geçiyor elime o hışımla. etkileşime girdiği yere bakmıyorum. yeter ki ona bir şey olmasın. ilgilenmiyorum. umurumda olmuyor zaten. çünkü seninkiler en çok acıtan yerime denk geldi. uykularıma. nasıl olsa senin beni acıttığından daha fazla acıtamam nerene gelirse gelsin. kırılıyor bazı yerler. morarıyor. şaşırıyor. hiç beklemiyor çünkü. ilk defa oluyor. ilkin tadı hep başka oluyor. unutamazsın. bir başkası onun yerini alamaz. denersin ya da sadece yaşarsın. denemek yararsız...